29 Ağustos 2012 Çarşamba


belki bir kar tanesiydim
güneş kondu üzerime eridim.

dağlar belirsizliktir, ardı düşündürür, bir çok insanın hayalinin gücüdür. bir bakıma da ebadı kestirilemeyen dev bir settir. o seti aşmak zor olan, hayali kurulan, korkulandır.

aslında özgürlük de böyledir.özgür olmak için önce o dağı aşmaya karar vermek ve arkasındakini görmenin riskini almak gerekir. çünkü o dağı aşmak hayal edileni gerçek kılmaktır.

özgürlükle ilk tanışmamız anne kucağından ayrılıp yalnız olduğumuz ilk andır. bedelleri vardır. acıtır.
bu yüzden annenin kucağı sığınaktır.
kendimizle savaşmadığımız tek yerdir.




23 Ağustos 2012 Perşembe

kablo

güç, basit bir ölçme aracı gibidir. basitliği eşit aralıklı birimlerinden gelir. iki ya da daha fazla kişi arasındaki azlık-fazlalık durumunu ortaya koyar ve bu durum "senden güçlüyüm", "benden güçlüsün" gibi betimlemelerle değerlendirilir.

daha duygusal bir yazıya giriş yapma aşamasındayım aslında. cümlelerimden uyumlu bir örüntü oluşturamam belki ama maddeleyebilirim sanırım.

  1. etrafımda kalın duvarlar var, kırmaya çalışıyorum.
  2. yabancı hissediyorum.
  3. uzak hissediyorum.
  4. yakın hissediyorum.
  5. ölüme hiç yakın değilim fakat ruhuma çok uzağım.
  6. robot olmak hep cazip gelmiştir.
  7. sigaram bitmiş.
  8. karanfil sigaraya hiç yakışmıyor ama mentol bir o kadar yakışıyor.
  9. "karmaşık röleler aracılığıyla birbirimize ulaşmak"
  10. eski olan her şey güzel ve mutluluk geçmişte hep özlenen.
  11. korkuyorum
  12. korkmuyorum
  13. gidip kitabımı bitireceğim.

31 Mayıs 2012 Perşembe


öncelikle bir konuya ihtiyacım var. kümeler ya da çemberin alanı gibi değil. daha bizden.
yabancılaşmak üzerine?
hayır kaybolmak. daha bizden.
kayboluşumuz daha biz yazmaya başlarken kelimelerin kendini yok etmesiyle başlar. düşünürsünüz. hissettiğiniz ya da düşündüğünüz apaçık -orada- duruyordur. eğer somut bir şey olsa, adının masa olduğu belli olacak kadar spesifik olurdu bu.  onun nasıl olduğunu kestiremeyecek mesafede duran insanlara bunu kelimelerle anlatmaya başlarsınız ve %100 olmasa da kısmen başarılı olursunuz. düşünceler de böyledir. düşüncelerimizdeki nesneler ve nesnenin objesi siz. siz burada tam benim konumlandığım noktada benimle aynı şeyi yapmış olsaydınız eğer,tam şu an benimle aynı şeyi düşünüyor olurdunuz ve muhtemelen bu düşündüğünüz şey; “acaba doğru kelimelerle mi anlatıyorum kendimi?” olurdu. ve muhtemelen, tam bu noktada, kafanız bu kadar güzelken, vaktinizin bunu tarif etmeyi beceremeyeceğiniz kadar ağır ve sancılı geçtiğini hissederdiniz. uyumak için yazınızı tamamlar ve muhtemelen 5 saat daha uyumazsınız.